(not to be) Missed Turkey & Istanbul Sites and Facts

summer 2009 / more feed with intelligence to refine your tours

The first love letter of the world – Istanbul Archaeological Museum


The first love letter of the world
The first love letter of the world

love letter istanbul archaelogical museum

A Sumerian letter.

Scholars say, this  was a  ritual taking place in  Mesopotamian festivals for  fertility and power which also included the initiation  of a sacred Marriage. The  new year for the Sumerians is  around the spring equinox, and every new year the Sumerian king “married” the Sumerian goddess of love and war, namely  Inanna. Inanna  is the Babylonian version of Ishtar.  Inanna’s  powers  included   renewing  the land’s fertility.

Every summer at the  special festival      Inanna’s high priestess of Inanna  representing Inanna married  the King : The King would provide offerings ; and  the priestess would accept the king into her bed, preceded by   an invitational  love  poem  : In the one below Sumerian king is Shu-Sin,  and we are introduced to Enlil, the high priestess. This  is the oldest love poem known in the world :

Bridegroom, dear to my heart,
Goodly is your beauty, honeysweet,
Lion, dear to my heart,
Goodly is your beauty, honeysweet.
You have captivated me,
Let me stand tremblingly before you.
Bridegroom, I would be taken by you to the bedchamber,
You have captivated me,
Let me stand tremblingly before you.
Lion, I would be taken by you to the bedchamber.
Bridegroom, let me caress you,
My precious caress is more savory than honey,
In the bedchamber, honey-filled,
Let me enjoy your goodly beauty,
Lion, let me caress you,
My precious caress is more savory than honey.
Bridegroom, you have taken your pleasure of me,
Tell my mother, she will give you delicacies,
My father, he will give you gifts.
Your spirit, I know where to cheer your spirit,
Bridegroom, sleep in our house until dawn,
Your heart, I know where to gladden your heart,
Lion, sleep in our house until dawn.
You, because you love me,
Give me pray of your caresses,
My lord god, my lord protector,
My Shu-Sin, who gladdens Enlil’s heart,
Give my pray of your caresses.
Your place goodly as honey, pray lay your hand on it,
Bring your hand over like a gishban-garment,
Cup your hand over it like a gishban-sikin-garment.

Dünyanın ilk aşk mektubu – İstanbul Arkeoloji Müzesi

1889 yılında, Bağdat’ın 150 kilometre uzağındaki Sümer kenti Nippur’da bulundu. Tablet 55 yıl önce ABD’li Sümerolog Samuel Noah Kramer tarafından okundu. Aynı dönemde tableti Türkçe’ye ise bugün 94 yaşında olan Türkiye’nin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ çevirdi.

Şiirin hikayesi: Sümer inancına göre, toprağın bereketini ve toprağın verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral’ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Enlil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdi. Bu şiir büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu.

Şiir :

“Okşayışları baldan tatlı “rahibe Enlil “aslanı” Damat Şuşin’e mektubunda  şöyle yazıyor:
Güveyi, kalbimin sevgilisi,
Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı
Beni büyüledin,
Senin önünde titreyerek durayım,
Güveyi, seni okşayayım,
Benim kıymetli okşayışım baldan hoştur,
Bağışla bana okşayışlarını,
Benim beyim Tanrım,
Benim beyim baygınlığım,
Enlil’in kalbini memnun eden Su-Sin’im,
Bağışla bana okşayışlarını.

bir diğer detaylı tercümesi :

Damadım, kalbimin sevgilisi. Güzelliğin büyüktür baldan tatlı. Aslan, kalbimin kıymetlisi. Güzelliğin büyüktür baldan tatlı. Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır. Yatak odasında bal doludur. Güzelliğinle zevklenelim. Aslan seni okşayayım. Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır. Damadım benden zevk aldın. Annem söyle sana güzel şeyler verecektir. Babam, sana hediyeler verecektir. Sen beni sevdiğin için. Lütfet bana okşayışlarını. Benim Tanrım, benim koruyucum . Tanrı Ellil’in kalbini memnun eden Şusin’im. Lütfet bana okşayışlarını .

Philadelphia Üniversitesi profesörlerinden Hilprecht, 1889 1900 yılları arasında Mezopotamya’nın Niffer Vadisi’nde bir kazı yaptı. Bu arada topraktan çıkarılan önemli bir vesika, içeriğinin ne olduğu bilinmeyen çivi yazısı ile yazılmış diğer binlerce levha ile birlikte, kazı yapılan yerin sahibi olan Osmanlı Hükümeti’ne teslim edildi. 70 bin levhanın içine sıkışmış bulunan bu tarihi vesika; 58 yıl sonra, dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez Çığ ve Hatice Kızılay tarafından ele alındı. Bu taş levha üzerindeki yazının ne anlam içerdiği çözülünce, uzmanlar hayretler içinde kaldılar. Çünkü bu taş levha, dünyanın ilk  aşk  mektubuydu. Hem de Sümer Medeniyeti’nin en büyük kral ve kraliçesinin aşkını anlatan bir mektup…
Milattan önce 2300 2500 yılları arasında Mezopotamya’da yaşayan ve şahane bir güzelliğe sahip olan Enlil adında Sümerli bir rahibe, Kral Su-Sin’e aşıktı. Sümerlilerin yeni sene bayramında, tesadüfen kralın gözüne çarparak onunla evlenmeğe muvaffak oldu. Evlendiği gün de  ateşi ile, sevgilisi krala bir şiir yazdı. Gerçek sevginin sembolü olan şiir sarayda o kadar beğenildi ki, daha sonra o devrin en ünlü musiki üstatları tarafından bestelendi ve kısa zamanda halk arasına kadar yayılarak ebedileşti…

*Oguz Kosebalaban is a travel writer, photographer , travel consultant and  official professional tour guide who have been leading tours through Turkey including prime sites like Istanbul, Ephesus and Cappadocia for many years.  The pdf file belongs to a quarterly Turkish magazine where some of his photos have been  used , including the cover : www.kartonsan.com/pdf/paylasim/paylasim2009-1.pdf

Oguz Kosebalaban is spellt as Oğuz Kösebalaban in Turkish.

 

************************************************************************************************************************************

A wonderful Hittite Prayer   ( to be translated ) :

HİTİT DUASI
Tanrım, beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret…
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini , yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır… Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…Tanrım,Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver…

February 20, 2010 - Posted by | 1

Sorry, the comment form is closed at this time.

%d bloggers like this: